3-5 Yaş Arası; Bu dönemlerde Aspergerli kişilerin özellikleri, insan
ilişkilerinde soğuk, konuşma biçimleri kitabi biçimde ve çok konuşma olarak
gözlenebilmektedir. Bu yaş aralığında Aspergerli kişilerin 1/3'ünün
konuşamayabildiği, empati eksikliği gösterebildiği gibi özel yetenekleri de
ortaya çıkabilir.
Okul Yılları; Bu dönem genelde tanının konduğu dönemdir. Artık bu
dönemde tanının ayırıcı özellikleri ortaya çıkmaya başlar. Sosyal
ilişkilerde zayıflık, egosantrizm, rol oynamada sıkıntılar ve istememe, ilgi
alanlarının obsesif düzeye gelmeye başlaması, okuma şeklinin ilgi alanına
yönelik ve ezbere dayalı olması ve bu alanlarda uzmanlaşmaya başlaması,
motor sakarlıklar göze çarpar hale gelmektedir.
Ergenlik; Bu döneme kadar tanılanamayan kişiler için tanının zorlaştığı
bir dönemdir çünkü bu dönemde sendromun semptomları farklı psikiyatrik
rahatsızlıklar ile karışabilmektedir. Bu dönemde Aspergerli bireylerin % 50
sinde hijyen problemi görülmektedir.
Bu dönemde görülen afektif bozukluklar; birçoğunda depresyon ve intihar
düşüncesi ortaya çıkabilmektedir bu noktada kişiyle açık, net ve kesin
konuşma etkili olabiliyor. Alkol ve madde kullanımı artışı gözlenebiliyor,
"hayır" çok yaygın, cinsel kimlik problemleri ve anti- sosyal gelişim
gösterebiliyorlar.
Dil- Konuşma; Aspergerli bireylerin yaşamlarında dil ve konuşmada da
belirgin sorunlar çıkabiliyor. Özellikle cümlenin yada kelimenin altında
yatan mecaz anlamı anlamakta, niyeti anlamakta güçlük yaşayabiliyorlar. Onun
için anlatılmak istenen açık ve kesin bir dille anlatılmalı. Zaman zaman
konuşmaları gecikebiliyor veya çocuk sesi/ tonuyla konuşabiliyorlar,
konuşmalarında garipliklere rastlanabiliyor. Sözel olmayan iletişimlerinde
ise yüz mimikleri sabit yada yüz mimiklerinden yoksun stabil bir ifade ile
konuşma, stereotipik jestler kullanabiliyorlar.
Duygusal gelişimleri; Aspergerli bireyler özellikle okul yıllarından
itibaren kırılgan, duygusal olarak yoğun ve yaşamın içerisinde iletişim
becerilerinde sınırlılıklarından ve bunun farkında olmalarından dolayı
sürekli panik ve stresli bir tablo çizmektedirler.
Güçlü Yönleri; Tüm bunların yanısıra Aspergerli kişiler Yaygın Gelişimsel
Bozukluklar içinde en şanslı olan gruptur diyebiliriz. Yüksek IQ' ya sahip
olabilmeleri ( literatürde 140 IQ' lu Asperger var), özel yetenekleri
olabilmeleri ve genç görüntüleri güçlü yönleridir.
Ayırıcı Tanı; Asperger Sendromunu diğer Yaygın Gelişimsel Bozukluklardan
ve en önemlisi otizmden ayıran ayırıcı tanıları; motor sakarlıkları olması,
sözel olan ve sözel olmayan iletişim becerilerinde istekli ve girişken
oldukları halde başarısız olmaları, bir alanda uzmanlaşabilmeleri, konuşma
ve dil güçlükleri yaşamalarıdır.
Tanılama; Asperger Sendromu 1991 yılında İngilizce kaynaklara girmiştir
bu nedenle de çok yeni bir alandır. Asperger Sendromunu tanılama DSM IV' te
yer alan kriterlere göre yapımaktadır.
Öğretmenler, AS'lı çocukların etraflarındaki dünya ile işbirliği yapmayı
öğrenmelerinde can alıcı rolü oynarlar. Çünkü AS'lı çocuklar genellikle
endişelerini ve korkularını ifade edemezler. Onların güvenli iç dünyaları
yerine bilinmez dış dünyada yaşamalarını sağlamak ve buna değeceğini
göstermek yetişkinlere düşer. Okulda bu gençlerle çalışan profesyoneller
onlarda eksik olan dış yapılanmayı, organize olmayı ve tutarlılığı sağlamak
durumundadır. Sadece akademik başarıları için değil aynı zamanda diğer
insanlardan yabancılaşma hislerini azaltmak ve günlük yaşamın alelade
istekleri karşısında daha az ezilmelerine yardımcı olmak açılarından da
Asperger sendromuna sahip kişilere yaratıcı öğretme stratejileri gereklidir.